Elazığ, bugün modern ve çağdaş bir şehir olarak tanınsa da, kökleri milattan önceye kadar uzanan zengin bir tarihe sahiptir. Bu tarih, Elazığ’ın önceki yerleşimi olan Harput üzerinden okunduğunda, şehrin, geçmişten bugüne ne kadar önemli bir rol oynadığını anlamak mümkündür.

Harput'un tarihi, yazılı kaynaklara göre M.Ö. 2000 yılına dayanmaktadır. İlk olarak Hurriler'in bu bölgede yerleştiği bilinirken, tarih boyunca pek çok medeniyetin etkisi altında kalmıştır. Hititler ve Urartular gibi büyük medeniyetler, bu şehrin tarihinde iz bırakan topluluklardır.

Osmanlı İmparatorluğu dönemi, Elazığ ve Harput için altın çağ olarak nitelendirilebilir. Bu dönemde şehir, kültürel ve ekonomik olarak büyük bir gelişim göstermiştir. Osmanlı'nın, bölge üzerindeki hakimiyeti, Elazığ'ın tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Cumhuriyetin ilanından sonra Elazığ, modernleşme sürecini hızla yakalamıştır. Özellikle eğitim alanında gösterdiği başarılı gelişmelerle, bölgenin eğitim merkezi haline gelmiştir. Bu gelişmelerin yanı sıra, Atatürk'ün şehre olan özel ilgisi, Elazığ'ın Cumhuriyet tarihindeki yerini pekiştirmiştir. Öyle ki, Elazığ, ismini doğrudan Atatürk'ün tavsiyesiyle almıştır.

Elazığ, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde de önemli bir yere sahiptir. Atatürk'ün, o dönemde 2. Ordu Komutanı olarak ziyaret ettiği Elazığ'da, Kurtuluş Savaşı'nın ilk fikirleri atılmıştır. Bu, Elazığ'ın, sadece bölgesel değil, ulusal anlamda da ne kadar önemli bir şehir olduğunu göstermektedir.

Eskişehir'de yağışlar devam edecek mi? Eskişehir'de yağışlar devam edecek mi?

Bugün, modern Elazığ, hem tarihi geçmişiyle hem de çağdaş yapısıyla dikkat çekmektedir. Tarım, ticaret ve eğitimde gösterdiği başarının yanı sıra, turistik tesisleri, şehircilik anlayışı ve tarihi zenginlikleriyle de "Doğu'nun İncisi" unvanını sonuna kadar hak etmektedir. Elazığ, geçmişten bugüne kadar olan tüm deneyimleriyle, Türkiye'nin en değerli şehirlerinden biri olarak parlamaya devam ediyor.

Elazığ’ın eski adı neydi?

Tarihin tozlu sayfalarında gezindiğimizde, şehirlerin isimleri genellikle o bölgenin kültürü, tarihi veya coğrafi özellikleriyle alakalıdır. Ancak bazen bu isimler, sadece bölgenin özellikleriyle değil, o dönemin yöneticilerinin veya önemli şahsiyetlerin kararlarıyla da şekillenir. İşte Elazığ da bu özel şehirlerden biridir.

Elazığ'ın ismi, tarihi boyunca birkaç kez değişikliğe uğramıştır. Sultan Abdulaziz'in tahta çıkışının beşinci yılında, şehrin yönetimine tayin edilen Vali İsmail Paşa, şehre yeni bir isim önermiştir. Hacı Ahmed İzzet Paşa devrinde, "Mamurat al-aziz" adı bu tarihi kent için önerilen isimlerden biri olmuştur. Ancak bu isim, halk için telaffuz edilmesi zor bir isimdi. Bu nedenle, kısa süre içerisinde halk arasında bu isim, "Elaziz" şeklinde anılmaya başlandı.

Bu isim değişikliği, Elazığ'ın tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak bu dönüm noktası, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 1937'deki ziyaretiyle daha da özel bir hal almıştır. Atatürk, Elazığ'a bu ziyaretiyle ikinci kez gelmişti. İlk ziyareti, 1916 yılında, 2. Ordu Komutanı olarak gerçekleşmişti. Bu ziyareti sırasında, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nın ilk fikirlerini burada, silah arkadaşlarıyla paylaştığına inanılır. Elazığ, bu nedenle Kurtuluş Savaşı'nın fikren doğduğu yer olarak kabul edilir.

1937'deki ziyareti sırasında Atatürk, "azığı bol il" anlamında "Elazık" ismini şehir için uygun görmüştür. Ancak bu isim de, TBMM'nin kararıyla "Elazığ" olarak onaylanmıştır.

Kaynak: Haber Merkezi