Kahramanmaraş efsanesi: Meryemçil
Eskiden, genç ve güzel bir hükümdar kızı olan Elif'in hikayesi vardı. Elif, Akçaabat ile Vakfıkebir arasındaki eski bir kalede yaşamıştır. O dönemde, iki genç hükümdar Elif'e aşık olmuştur. Elif'in kalbi ise Vakfıkebir tarafındaki kalede yaşayan gençteydi. Akçaabat tarafındaki Kuzey Kalesi'nde yaşayan genç de Elif'i büyük bir tutkuyla sevmekteydi. Hatta dağın zirvesindeki bir kayaya, Elif ile kendi portresini bile oyarak işlemişti.
Elif, bu iki genç arasındaki rekabeti sona erdirmek için bir koşul öne sürer: "Kim atının ayağında toz olmadan bulunduğu kaleye gelirse, onunla evleneceğim." der. Ancak Elif, işi bu kadar basit bırakmaz. Gönlü Vakfıkebir tarafındaki kalede yaşayan gençtedir, bu nedenle ona şu talimatı verir: "Atının ayağına keten bağlayarak gel." Haber genç delikanlıya ulaştığında, hemen atının ayağına keten bağlar ve Elif'in kalesine ulaşır. Diğer genç ise bunu başaramaz ve hayal kırıklığına uğrar. Böylece Elif, ketenle gelen gençle evlenme hakkını kazanır. Diğer genç, gururuna yenik düşerek: "Zaten Elif, çil gibidir." diyerek Elif'i küçümser. O günden sonra Elif'in yaşadığı kale ve çevresi, Elif Çil olarak anılmaya başlanır.