Bugun...
SON DAKİKA


Reyhan Pütün

facebook-paylas
Zihniyet dünyamız
Tarih: 07-06-2021 19:10:00 Güncelleme: 07-06-2021 19:10:00


Geçenlerde okuduğum bir kitapta yazar “zihniyet” sözcüğüne takılmış. Kendisinden Fransızca karşılığını istemişler “mentalite” kelimesi onu tatmin etmemiş. Zihniyetle “düşünce” arasında fark var diyor, hatta kavramın tam olarak batı dillerine çevrilemeyeceğini düşünmüş bir ara. Öyle ya, zihniyet teorik olanla pratik arasında gidip gelen bir şey. “Teorik boyutu var, pratikten hareket eden. Pratik boyutu var teorik olanla ilişki içinde” diyor. Sonuçta içine doğduğumuz toplumun zihniyetinden inşa oluyoruz. Batı dillerinde Türkçeye tam olarak çevrilemeyen sözcüklerle karşılaştığımda hep üzülürdüm, dilimiz acaba onlarınki kadar zengin değil mi diye. Bulunca böyle bir kelime atladım hemen üstüne. Aslında “dünya görüşü”, “bakış açısı” diyebiliriz hatta o da Türkçe değil ama “ideoloji” karşılar mı acaba zihniyeti. İçinde “zihin” sözcüğü var bütün işi o karıştırıyor bence, tam olarak zihni çözemedik ki zihniyeti çözelim. Yazar yine de güzel yaklaşıyor; “zihniyetlerin oluşumunda geleneklerin çok önemli katkısı olur” diyor mesela. Sonra “toplumsallaşmış akıldır” diye ekliyor. Yani sonuçta “nörobilime” yaslanıyor, çevrenin etkisiyle beyni yapılandırmadan söz ediyor, beynin “nöroplastisite” yeteneğini anlatıyor belki de bilmeden…

Bizim yaş almış kuşağımız zihniyetini modernitenin esintilerinden, pozitivizmin bilimsel tohumlarından, Mustafa Kemal’in ilkelerinden, Cumhuriyetin çağdaş devrimlerinden oluşturdu genelde. Daha önceleri de bilindiği gibi Darwin, Marx, Nietzsche ve Freud gibiler insanlığın toplum ve tarih hakkındaki varsayımlarını kökünden değiştirmişlerdi. Mesela insan bir evrimin ürünüydü ve kökeni tek hücreli hayvanlara kadar gidiyordu, hatta daha ileri giderek “hepimiz yıldız tozuyuz” bile dedik. İnsanlık tarihi bir sınıf mücadelesi tarihiydi ve diyalektik materyalizmi keşfetmiştik. “Tanrı ölmüştü”, dünyada artık yalnız kalmıştık. İnsan ayırdında olmadığı dürtülerin etkisindeydi, pek de rasyonel bir varlık sayılmazdık. Bugüne geldiğimizde birilerinin sayesinde, doğal olarak bazı zihniyet değişikliklerini de ekledik belleğimize. Mesela mafyalaşmış devlet ya da devletleşmiş mafya kesinlikle istemiyoruz. Ne at izi ne it izi birbirine karışsın herkes yerli yerinde dursun, filler tepişip de çimleri ezmesin. Tek isteğimiz filmin sonunda kötüler mutlaka kaybetsin…





YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜRKİYE ERKEN SEÇİME GİTMELİ Mİ?


GAZETEMİZ

YAZARLAR
nöbetçi eczaneler
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter
YUKARI