Bugun...
SON DAKİKA


Rıdvan Karluk

facebook-paylas
Biden'a 14 Haziran öncesi "Ermeni tehciri soykırım değildir" hatırlatması yapılmalıdır
Tarih: 07-06-2021 19:06:00 Güncelleme: 07-06-2021 19:06:00


Amerika Birleşik Devletleri'ndeki seçimler sonrasında  ABD Başkanı olan Joe Biden 20 Ocak’ta    göreve başlamış olmasına rağmen  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 23 Nisan’da aramış, 24  Nisan’da sözde soykırımı açıklayacağını muhtemelen  Cumhurbaşkanı ile paylaşmıştır.  24 Nisan’a bir gün kala  aramasının sebebi  bellidir. Çünkü seçim sürecinde  sözde Ermeni soykırımını tanıyacağını açıklamış idi. 

Biden’in sözde Ermeni soykırımını resmen tanıması, kapıyı diğer ülkelere  açacaktır. Uluslararası hukuk açısından bir mahkeme kararı olmamasına rağmen sözde soykırımı tanıyan ülke parlamentolarının sayısı artacaktır. Yanda Türkiye dışındaki koyu renkli ülkeler sözde soykırımı parlamentolarında tanımıştır.
Aşağıda sözde soykırımı  Parlamentolar nezdinde tanıyan ülkelerin listesi vardır.  

Avrupa Parlamentosu'nun  tavsiye kararı niteliğinde olan 2019-2020 Yılı Türkiye Raporu, AP Genel Kurulu'nda 64'e karşı 480 üyenin oyuyla kabul edilmiştir. Rapor’da Avrupa Birliği'nden "Türkiye ile üyelik müzakerelerini askıya alması" istenirken, Ankara'ya da  sözde Ermeni soykırımını tanıması çağrısı yapılmıştır.  Bir mahkeme kararı varmış ve de  Türkiye bunu tanımıyormuş gibi hukuk dışı karara  480  parlamenter imza atmıştır.  
Avrupa Parlamentosu 1987  yılında da  şimdikine benzer C 190/119 sayılı Tavsiye Kararı almış idi.  1999 yılında AB, Helsinki'de Türkiye'ye aday adaylığı görüşmesine başlama kararı alınca Fransa'da avukat olan Av. Krikorian  Avrupa Parlamentosu’na, Avrupa Birliği Konseyi’ne ve Avrupa Birliği Komisyonu’na karşı  olmak üzere Avrupa Parlamentosu'na  C190/119 tavsiye kararına uymalarını söyleyerek dava açmış fakat  kaybetmiştir.  30 bin € mahkeme masrafını da ödemiştir. Böylece, AB ülkeleri parlamenterlerinin aldığı karar  siyasi bir karar olarak tarihe geçmiştir.  Sayın Refik Mor’un  2005 yılında Brüksel'e gidip, arşivden çıkararak çevirisini yaptığı  karar, daha sonra  sayın Mor tarafından Almanya’nın önüne konmuştur.   Sayın Refik Mor, AAD’nın Birinci Dairesinde 17 Aralık 2003  tarihinde görülen davanın Türkçe çevirisini de yapmıştır. Sonuç aşağıdadır:
 
(https://mail.google.com/mail/u/0/#search/refik+mor/FMfcgzGkXSZHDjgrTTxftmfdRcFHTpDs?projector=1&messagePartId=0.2)


Sayın TBMM Başkanı’nın bu durumu açıklayan ve  parlamenterleri bilgilendiren bir mektup göndermesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda sayın Başkana  aşağıdaki mesajı gönderdim ama cevap alamadım. 
                                                                                        
Biden’a en güzel  cevabı kendi vatandaşları vermiştir: "The biggest genocide in  human history didn't occur in Nazi Germany, but on American soil. 100 million Native Americans were slaughtered and lost their homeland."  İnsanlık tarihindeki en büyük soykırım Nazi Almanya'sında değil, Amerikan topraklarında gerçekleşmiş, 100 milyon yerli Amerikalı katledilmiştir. Biden’a bunun  14 Haziran’da yüzüne karşı mutlaka hatırlatılması gerekir.

Bu konuda eski Dışişleri Bakanı sayın Yaşar Yakış’tan 20 Nisan 2021 tarihinde aldığım   eposta aşağıdadır.

“Sayın Hocam, Sevgili Rıdvan,

Gerek bu mesajla gönderdiğin makaleyi ve eklerini gerek daha önce çeşitli vesilelerle yazdıklarını büyük bir dikkat ve beğeniyle okuyorum. Sözde Ermeni soykırımı konusu Türkiye'de maalesef, 24 Nisan'dan bir hafta önce hatırlanan ve 24 Nisan'dan iki gün sonra tekrar unutulan bir konu olmaktan kurtulamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu konuyu uzun döneme, 80-100 yıla, yayan bir büyük proje haline dönüştüremedi. Yapılanlar, sizler gibi bir avuç bilim adamının kendi imkanlarla araştırma yaparak yayımlananlardan ibaret kalıyor. Ermeni diasporası ise bu propagandayı yüz milyonlarca dolarlık bütçelerle yürütüyor. Türkiye'de, siyasi düzeyde bu konuda bir irade mevcut olduğundan da emin değilim. Herhalde Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal'i asmakla bu işi kapatmış olduğumuzu düşünüyoruz. Bu ilgisizliğimiz devam ederse bizden sonraki kuşakların bize beddua edecekleri kesin. En iyi dileklerimle.”

Ermeniler dünya kamuoyunu etkilemek için her türlü sahtekarlıklara başvurmaktadırlar. Bu gerçek dışı sahtekarlıkların tespit edilip dünya kamuoyu ile paylaşılmasında yarar vardır. Geçmişte  Nazilerin yakmaya başladıkları kitapların yazarı Yahudi kökenli Stefan Zweig’ın “Akıl ve siyaset nadiren aynı yolda buluşur” sözü günümüzde Ermeniler için geçerliliğini koruduğu sürece,  sözde Ermeni soykırımı gündemden düşmeyecektir.  Türkiye  14 Haziran’ı beklemeden  önlem almalıdır. Diaspora Ermenilerinin   Türklere ve Türkiye’ye düşmanlıkları kanlarında vardır. Bu  zehir yok edilmedikçe Türkiye Ermenistan ilişkilerinin düzelmesi mümkün değildir. Eğer sözde soykırım işini ciddiye almazsak, bizim nesil ve bizden sonraki nesiller yapılmayan ve  uluslararası hukuk açısından olmayan bir soykırımı yapmakla suçlanacaktır. Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın. Bir küçük çocuğunun annesine    Bosna soykırımında  sorduğu soru hiç unutulmasın: “Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?” Hemingway’in “Cesaret, olaylar karşısında gösterilen zarafettir” sözüne sadık kalalım ama zarafet göstereceğiz diye  sözde soykırım yalanlarına cevap vermezsek eğer,  Mark Twain’e ait olduğu söylenen sözü de unutmayalım: “Gerçek ayakkabılarını giymeden, yalan dünyayı üç kez dolaşır.” 

 





YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜRKİYE ERKEN SEÇİME GİTMELİ Mİ?


GAZETEMİZ

YAZARLAR
nöbetçi eczaneler
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter
YUKARI