Bugun...
SON DAKİKA


Rıdvan Karluk

facebook-paylas
Biden’ın PKK Atağına Cevap Verilmelidir
Tarih: 31-05-2021 18:42:00 Güncelleme: 31-05-2021 18:42:00


ABD Başkanı Joe Biden 14 Haziran öncesi Türkiye’ye karşı bir adım daha atarak  Pentagon bütçesinde PKK'nın Suriye uzantısı YPG'nin de dahil olduğu program için 522 milyon dolar talep etmiştir. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 2022 mali yılı savunma harcamaları için 715 milyar dolar istediği bütçe talebinde, terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı YPG'nin de dahil olduğu Irak ve Suriye’de “IŞİD ile Mücadele Eğit-Donat Programı” için 522 milyon dolar fon talep etmesi, Türkiye’yi dost değil bir düşman ülke olarak algılamasına bağlanabilir. Sanki Türkiye bir NATO ülkesi değilmiş gibi davranmasına bakalım hükümet nasıl tepki gösterecek, göreceğiz.

Hükümet, Ermeni tehcirine  soykırım diyen Biden’a, Japon uçaklarının Pearl Harbour saldırısından sonra, batı sahillerinde yaşayan Japon asıllı ABD vatandaşlarının iç bölgelere sürülmesini neden hatırlatmıyor?  Bunu  Başkan Biden’a  sormak her Türk vatandaşının hakkıdır. 
ABD, binlerce mil uzaklıktaki Japonya’nın  tehdidi  sebebiyle tehciri yapmıştır.    Tehcirden kaç kişi etkilendi, ölen oldu mu bilinmiyor. Savaştan sonra dönüş izni verildiğinde,  tehcire uğrayanların eski evlerine dönmeleri de mümkün olmamıştır. 
ABD’deki tehcirin   amacı ile Ermeni tehcirinin amaçları   aynıdır. Bu durumda ABD,   Japon kökenli ABD vatandaşlarına soykırım  suçu işlemiş olmuyor mu?  Tehcirin soykırım olabilmesi için organize bir planın varlığı gerekir.  Oysa böyle bir plan yoktur.
Yukarıda Mart 1942  tarihine ABD vatandaşları arasında yapılmış  anketin sonuçları vardır. ABD vatandaşı olmayan Japonların Pasifik sahilinden uzaklaştırılmasına evet diyen Amerikalılar yüzde 93, ABD vatandaşı olan Japonların  uzaklaştırılmasına evet diyen ABD vatandaşlarının oranı ise yüzde 59’dur (https://exhibitions.ushmm.org/americans-and-the-holocaust/main/us-public-opinion-on japanese-internment-1942) 

 


İnsanlık tarihindeki en büyük soykırımın Nazi Almanya'sında değil, Amerikan topraklarında gerçekleştiğinin, 100 milyon yerli Amerikalının katledildiğinin  Biden’a hatırlatılmasında fayda vardır.


"The biggest genocide in human history didn't occur in Nazi Germany, but on American soil. 100 million Native Americans were slaughtered and lost their homeland."  


Bundan 191 yıl önce 28 Mayıs 1830’da ABD Başkanı Andrew Jackson, Amerikan Kızılderililerinin yurtlarından çıkarılmasına ve başka yerlere sürülmelerine imkan veren  “Yerli İskan Yasası”nı imzalamış  yüz binlerce Kızılderili zor kullanılarak yurtlarından çıkarılmış, büyük bir kısmı da öldürülmüştür. 

Yasa,  Mississippi doğusunda yaşayan yerlilerin yurtlarından çıkarılmasına yönelik  hükümet politikasıdır.  1820’lerin ortalarında beyazlar yerlileri  yurtlarından sürmeye  başlamış, Kızılderili katliamı (Indian Massacre) yapmışlardır.  Katliamların bir kısmı ABD Kızılderili savaşlarının parçası olarak gelişmiştir. 

1840-1996 yılları arasında  yerli çocukları ailelerinden zorla kopararak, kilisenin himayesindeki yatılı okullarda okumaya mecbur edilmiştir. 150 yıllık  süreçte 50 bine yakın çocuğun öldüğü  kabul edilmektedir. Tüm bunlar,  sözde uygarlık adına yapılmıştır.

 


ABD Başkanı Biden sözde Ermeni soykırımını  tanımakla kalmıyor,  ayrıca Türkiye’yi hedef alan icraatlar için hazırlık yapıyor. Bu durumda   Türkiye’de ABD’nin geçmişi ile yüzleşmesini sağlamak için harekete geçmelidir. Zaten tepki göstermekte çok geç kalınmıştır. Özellikle Kırım’ın işgali konusunda.
2014 yılından bu yana Rus işgali altında bulunan Kırım’ın asli unsuru Kırım Tatarlarına uyguladığı baskı ve zulme devam eden ve Türkiye’nin Kırım işgali konusundaki kararlı tutumu ile Kırım Tatarlarına verdiği destekten rahatsız olan Rusya, Türkiye’deki Kırım Tatarlarının haklarının korunması gerektiğini savunmuştur.  
Kırım’ın sözde Başbakan Yardımcısı ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözde Kırım Temsilcisi Georgiy Muradov, Türkiye’deki Kırım Tatarlarının haklarını etkili bir şekilde korumak için gelecekte Rusya’nın Türkiye Büyükelçisinin bir Kırım Tatarı olması gerektiğini açıklamıştır. Muradov, Kırım Mühendislik ve Pedagoji Üniversitesindeki öğrenciler ile görüşmesinin ardından Facebook sayfasında, “Rusya’nın Türkiye Büyükelçisi olarak, Türkiye’deki halkının hamisi ve koruyucusu olabilecek bir Kırım Tatarının atanacağı günün gelmesini istiyorum” paylaşımında bulunmuştur.
Muradov, “Görüşme sırasında, Kırım Tatarlarının, 2014 yılına kadar vatanı Rusya’da yaşayan halkının diğer kollarından koparılan büyük Tatar halkının bir parçası olduğu kaydedildi. Bugün bütün bu kollar birleşti” demiştir. İşgal altındaki Kırım’da Kırım Tatarlarının haklarının korunduğunu savunan  Muradov, “Kırım Tatar dilinin resmi statüsünden kaynaklanan temel haklar Kırım Tatarlarına Türkiye’de değil, Kırım’da verildi.”  demiştir. Daha öncede Türkiye’de Kırım Tatarlarının yoğun yaşadığı bölgelerde “özerklik” konusunun görüşülmesi gerektiğini öne sürmüştür.
Tüm bu gelişmeler olurken Reuters Haber Ajansına konuşan iki diplomat, bir yolcu uçağını zorla indirdiği için hava korsanlığı ile suçlanan Belarus'a karşı resmi tepkileri yumuşatmak için, Türkiye'nin NATO müttefiklerine baskı yaptığını  açıklamıştır.  Bir NATO yetkilisi, açıklamanın bütün müttefiklerin fikir birliği ile yapıldığını söylemiştir. 

Bilindiği gibi  Belarus, Pazar günü Yunanistan'dan Litvanya'ya giden yolcu uçağını kendi hava sahasında bomba ihbarı olduğu gerekçesiyle zorla indirip uçaktaki muhalif gazeteci Roman Protasevich'i gözaltına almıştı. Avrupa Birliği, NATO ve ABD, "uçak kaçırma" olarak nitelenen olayın ardından Minsk yönetimine yeni yaptırımlar uygulamayı gündeme getirmişti. Bu gelişmeler üzerine Türkiye’den bir açıklama gelmemiştir. Ya da gelmiştir ama bu yazı yazılırken benim bilgim olmamıştır.  

 





YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜRKİYE ERKEN SEÇİME GİTMELİ Mİ?


GAZETEMİZ

YAZARLAR
nöbetçi eczaneler
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter
YUKARI