Bugun...
SON DAKİKA


Rüştü Bozkurt

facebook-paylas
İddiali hedeflerimiz niçin şaşıyor?
Tarih: 05-04-2021 18:55:00 Güncelleme: 05-04-2021 18:55:00


 
Yazılarımıza erişebilen bütün okulları bıktırdığımız bir sözü tekrarlamak zorunda kalıyoruz:  Net bilgi  olmadan  hiçbir iş’te  yaratılmak istenen sonuca  ulaşılamaz!
Ölçeği ve niteliğinden bağımsız olarak, herhangi  bir çabanın başarılı olmasının sırrı, son derece  yalın ve  nettir: Net bilgi  sahibi  olmalıyız, etkin koordinasyon yapabilmeliyiz, öncelikli alanlara odaklanarak, enerjimizi en yüksek sonucu yaratacak biçimde  kullanmalıyız.
Yaptığımız mal üretimi de olabilir, hizmet üretimi ya da başka  bir şey de…
İşimizin bileşen ve bağlamları hakkında ayrıntı bilgimiz yoksa:
Kırılma noktalarının farkına varamayız.
Kapasitelerimizin ne olduğunu anlayamayız.
Kapasite darboğazlarının nelerde oluştuğunu göremeyiz.
Kapasite kullanma oranlarını artırmanın yolları bulamayız
Verimlilik artıracak teknoloji ihtiyacını netleştiremeyiz
Çalışanın niteliğini artırarak verimlilik artırmanın yöntemlerini bulamayız.
Kalitemizde  rakiplerimize  fark  yaratamayız,
Kısmı ve toplam verimliliklerimizin düzeyini bilemeyiz
Müşteri birikimlerinden yararlanamayız
Dönüştürme ve işlem maliyetlerini izleyemeyiz.
Velhasıl işimize hakim olamayız… Biz işimizin akışlarını değil, işin akışı bizi  yönetmeye  başlar.
İş yerinde düzgün  kayıt yapmayan, etkileşimleri uygun yöntemlerle  ölçerek verileri anlamayan, işin ihtiyaçlarını tanımlamayan, işle ilgili verileri netleştirmeyen  herhangi bir işyeri  yönetimi “değer üretemez”…
Net  bilgi, işimizin ihtiyaçlarını belirlerken, uygun yöntemlerle  ölçtüğümüz verilerden üretilir. Verileri   malumata, malumatı  bilgiye,  bilgiyi  anlama ve anladıklarımızı da anlamlandırmaya doğru ilerletirsek  gelişiriz.
Ülkemizde  “veri üretiminin”  en etkin, en yetkin  kurumu olması gereken TÜİK’in  eski Başkanı Birol Aydemir’in  Karar Gazetesi’nde  Taha Akyol’un  sorusuna verdiği yanıtı  izleyelim, iddiali  hedeflerimizin niçin saptığını  anlamamız için   yeterlidir sanıyorum.
”  TÜİK verilerine içte, dışta ne ölçüde  güveniliyor?”^
”Veriler  başka ekonomi olmak üzere hayatın bütün yönleri için çok önemlidir. Eğer veriniz yoksa veya doğru değilse veriye dayalı politika  üretemezsiniz, doğru politika  üretemezsiniz, doğru politika üretemeyince ülkeyi  doğru yönetemezsiniz ve başarılı olamazsınız, büyüyemez, gelişemezsiniz, sorunlarınızı çözemezsiniz. Dolayısıyla elinizde veriler  olacak ve bu veriler doğru ve güvenilir olacak. Kimse verilerin  güvenirliliğinden şüphe etmeyecek. İşte  bu yüzden bütün dünyada istatistik kurumlarının  bağımsızlığına  çok önem verilmektedir.”
Aydemir yanıtını şöyle  sürdürüyor: “Beş yıldır Başkanı atanmayan bağımsızlığı  gitmiş bir bir TÜİK’in verilerine güvenebilir misiniz?  Ayrıca  veriler arasında tutarlılık olmaması ve verilerin toplanması  konusunda şüphe  uyandırıcı işlemlerin olduğu bir durumda TÜİK’in verilerine nasıl güvenirsiniz?”
Net bilginin kaynağı  olan, çağımızın petrolü sayılan “veriler güvenilir” değilse, ideal hedeflerin şaşması değil, şaşmaması  bizi  şaşırmalı… İşletme  ölçeğinden  devlet örgütlenmesi düzeyine bir “veri sorunumuz” vardır; bir seferbarlik  anlayışıyla üstüne giderek çözülmelidir.
 




YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜRKİYE ERKEN SEÇİME GİTMELİ Mİ?


GAZETEMİZ

YAZARLAR
nöbetçi eczaneler
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter
YUKARI