Yıllardır sosyal medyada, hayvan hakları koruma sayfalarında haberleştiğim, arada telefonla konuştuğum ama hiç yüz yüze gelmediğim bir güzel ailenin ısrarlı davetleri sonunda yaşadığı köye gittik iki hafta önce. Köye giden anayol üzerinde ve sonrasında insan dışında canlı olarak sadece kuşlar vardı. Ve köye girerken ise, o hep alıştığım, sevdiğim görüntüleri aradı gözlerim; kuyruklarını sallayarak aracın önünde, arkasında koşan ya da sıcakta bulduğu bir gölgelikte derin derin uyuyan köpekler. Ama yoklardı, tek bir köpek bile görmedim. İçim cızz etti. Aslında tahmin etmiştim, onlarsızdı artık köyler, çünkü sürekli sayı veriyordu İçişleri Bakanlığı.
***
Sahipsiz köpeklerin çoğu toplanmıştı o rakamlarda.
Kırsal kesimde köpekler şehirdekiler gibi el bebek gül bebek bakılmıyordu belki. Yaşam şartları daha zordu bu bir gerçek, ama onları sevenleri, başlarını okşayanları, en önemlisi de özgürlükleri vardı. İstedikleri kadar koşabiliyor, rüzgarı kulaklarında hissedebiliyor, köylerinin kokusunu içlerine çekebiliyorlardı.
***
Ya şimdi? Nerede o kırsal canlıları ve ne şartlarda yaşıyorlar? Önlerinde mamaları, suları daim olsa da özgürlüğün onlara verdiği mutluluktan yoksunlar işte. Doğrusu, sokak canlılarının, adları "doğal yaşam merkezi" olan ama çoğunluğu bu özelliği asla taşımayan yerlere müebbet hapsedilmelerine bir türlü alışamadım, kabullenemedim bunu. Köpek bu. Gezmeyi, özgürlüğü çok sever onlar, bunu kim bilmez ki?
Misafir olduğumuz evde bahçede üç köpek, 10'un üzerinde kedi vardı. Tavuklar, ördekler, bıldırcınlar da onlara eşlik etmekteydi. Barış içinde, mutlu yaşıyorlar. Hepsi de aşılı, kayıtlı canlıların. Sevenleri de yanı başlarında.
***
Elbette bu çok güzel ama ya diğerleri? Onlar evlerinden, yuvalarından uzaklaştırıldı günahsız, sebepsiz yere. Ve binlercesi bir alanda yaşamaya mahkum edildi. Şimdi köyler onlarsız, bomboş, sessiz. Doğanın dengesi bozulunca da yaban hayatı canlıları köylere inmeye başlamış; sansar, tilki, yaban domuzları, ayılar. Bol sayıdaki kemirgenleri saymıyorum daha. Olmadı, olmadı. Bu toplamalar yanlış. Ortak akıl doğrultusunda geriye dönülür mü? Bunu da bilemiyorum!..