Le Monde Diplomatique/Türkçe’nin Mayıs 2026 sayısında Maelle Mariette’nin “Dünyanın Süpermarketinden İzlenimler / Küreselleşmenin Başkenti: Yiwu” başlıklı yazısında anlattıklarını özetleyerek önemli bir “rakip alanda” olup bitenler hakkında bilgiye dayalı fikir edinelim ve Eskişehir’de yaratılan bir “fırsat” konusunda tavrımızı netleştirelim.

Yiwu’daki uygulamalar özetle şöyle:

  • Yapılan işler, özel girişim ile kamu müdahalesi arasında sıkı bir ittifaka dayanıyor.
  • Bürokrasi ticaretin önünü açıyor; iş yapanı inceliyor, ihtiyaç olan araçları sağlıyor.
  • Yerel yönetimler kiraları düzenliyor; altyapıları oluşturuyor; anlaşmazlıklarda arabulucu görevini üstleniyor, hakemlik yapıyor.
  • Özellikle küçük eşya ihracatını kolaylaştıracak mekanizmalar oluşturuyor.
  • Yiwu, küresel bir altyapı gibi çalışıyor; sıradan ürünlerin büyük ölçekte ve seri olarak üretimine odaklanmış bir makine gibi işliyor.
  • Zhejiang eyaleti kırsalına ve daha da ötesine yayılmış parçalı üretim ağını harekete geçiriyor.
  • Pazar tedariki” adlı gümrük rejiminin en gelişmiş örneğini oluşturuyor: İhracatçıların yaklaşık 130 bin Avro’ya kadar olan birbirinden farklı binlerce ürününü, ayrı ayrı ihracat makbuzlarına ihtiyaç duymadan tek bir basitleştirilmiş beyanname ile gruplamasına olanak sağlıyor.
  • Yuwigo platformu”, küçük toptan ticaretin dünya başkenti olan şehrin stratejik konumunu dijital ortama taşıyarak güçlendiriyor.
  • Fiyat rekabeti yapmanın bilinciyle çok küçük kâr marjlarıyla çalışarak satış hacminden yararlanıyor.
  • Değer zincirinin en az getiri sağlayan segmentlerine hapsolan küçük işletmeleri ayakta tutmaya çalışıyor.
  • Şehrin büyümesi, ağırlıklı olarak düşük satın alma gücüne sahip gelişmekte olan ekonomilerin pazarlarına bağımlı bir yapıda ilerliyor.
  • Pazar-şehir, fabrika-şehir, dünya-şehir olan Yiwu, Çin kapitalizminin çelişkilerini bünyesinde barındırıyor: Nicelik ve nitelik, kayıt dışılık ve denetim, halk tipi ticaret ve kalite artışı, küreselleşme ve devlet stratejisi arasındaki çelişkiler bir arada dengeleniyor.
  • Şehrin ayakta durması, arz bolluğunun maskelediği yapısal kırılganlığa karşı sürekli düzenlemeler yapılarak sağlanıyor.
  • Görünürdeki düzensizliğin altında sıkı bir geometrisi olan bir düzen var.
  • Buradaki avantaj, her şeyin elin altında ya da yan mahallede olması.
  • Atölye kurmak ve iş yeri açmak çok kolay. Kurallar esnek, vergiler düşük; aksi hâlde kimsenin ayakta kalamayacağının herkes bilincinde.
  • İş yerlerinde aile temelli, çalışma saatleri esnek ve atölye tipi rekabet üstünlüğü hâkim.
  • Finansal hizmetler dağınık bir yapı içinde karşılanıyor; nakliyeciler, ticari aracılar ve komisyoncuların etkinliği üzerine kurulu.

Ve diyoruz ki

Bütün dünyada “Çin faktörünü” dikkate almadan birikimlerimizi koruyamaz, geleceğimizi güven altına alamazsınız. O nedenle diyoruz ki Yiwu’daki uygulamalar Eskişehir’de yaşayan hepimizi; siyasetçiyi, bürokratı, iş insanını, üniversite öğretim üyesini, öğrenciyi, sendika yöneticisini ve oda temsilcisini, eli kalem tutan yazarı, çizeri ilgilendirir.

ESO yetkililerinin angaje oldukları hedefleri geçtiğimiz salı günü bu sütunda yayımladık. Bu belge karşısında sessiz kalamayız. Çağımızın bir başarı örneği olan Çin’de, Yiwu’da sağlanan destekler bizim üreticimizin de hakkı. Eskişehir Sanayi Odası’nın ortaya koyduğu vizyon belgesini içselleştirerek kamuoyu gücünü hissettirmeliyiz. Açıklanan vizyon içeriğini, yana olduğumuz ve karşı durduğumuz yönleriyle sorgulamalıyız. Olumlu bir çabaya “kitle desteği” sağlamazsak davranışımız “anlamlı” olamaz!

Bir toplumun kuruluş ve kurumlarının ortaya sunduğu programlara bilgiye dayalı katkı sağlamazsak söz hakkını yitiririz. Gelin, hep birlikte “ESO Vizyon 2030” hedeflerini tartışalım.