Bir toplumun gelişmesi için gözle görülen elle tutulan en önemli kaynak eğitimdir.
Çünkü eğitim; bir toplumun geleceğine yön veren en önemli öğedir.
Bu öğe ülkenin; ekonomik, politik, sosyal ve kültürel gelişimine büyük katkı sağlar. 
İhtiyaç duyulan nitelikli iş gücü ve lider kadroları ancak eğitimle oluşturabiliriz.
Ülkelerin kalkınma hızını artıran, toplumsal değer yargılarını ve kültürel özelliklerini geleceğe taşıyandır.
Eğitim; bireyin düzenli ve yüksek gelir elde etmesini öncülük ederken, toplumsal barışa pozitif katkı ile yaşam kalitesini arttırabilmektedir.

Dünya ölçeğinde baktığımızda, Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülke içinde eğitim sorununu haletmiş birçok ülke bulunsa da, Türkiye gibi ülkelerde eğitim sorununun hala çözülmemiş olması çok büyük eksikliktir.
Eğitimdeki bu sorun; yönetimden ekonomiye, yargıdan üretime ve buna benzer birçok alanda sistemin ağır aksak yürümesine neden olurken, bazı durumlarda sistemin tıkanmasına da neden olmaktadır.
Bu aksaklıkları gidermek için, dünyada eğitim sorununu çözmüş ülkeleri örnek almakta fayda var.
Çünkü ağaç yaşken eğilir.
Eğitim aileden başlar lakin okuldan devam eder.
Eğitimcinin geldiği temel aynı olunca da, eğitimde yol almak maalesef sınırlı oluyor.
Durum böyle olunca da ülke yönetiminden, şirket yönetimine kadar her alanda bunun zorluğunu yaşıyoruz.

Rusya’da en yüksek not 5’iken, bir çocuğun boş kağıt verse bile alabileceği en yüksek not 2’imiş. 
Bu uygulamadan yeni haberdar olan biri şaşkınlıkla, Moskova Üniversitesi’ndeki Dr. Theoder Medraev’e sormuş “boş kağıt veren bir öğrenciye neden “sıfır” yerine “2” veriyoruz, neden öğrencilere adil davranmıyoruz” demiş.
Medraev bu soruya “her sabah 7’de soğuk havalarda bile kalkıp okula gelen, tüm dersleri takip eden, toplu taşıma ile sınava saatinde yetişen ve soruları cevaplayamasa bile en azından sınava giren, başka bir hayat yaşayabilecekken okumayı seçen birine nasıl “sıfır” verebiliriz” diyerek cevaplamış.
Biz demiş, sadece sınavdaki sorunun cevabını bilmiyor diye hiçbir öğrenciye “0” vermeyiz.
En azından insan olduğu ve denediği için o öğrencilere saygı göstermeliyiz.
Bu bizim eğitim sistemimizin temeli diye açıklamış.

Muhakkak bizim eğitim sistemimizin temeli de insan ancak biz çocuklarımızın sabahın 7’sinde kalkıp okula giden, dersi dinleyip sınavda sorulara cevap vermeyen öğrenciye direkt sıfır veriyoruz.
Durum böyle olunca da bu çocuklar büyür ve bir yerlere yönetici olurlar.
Günü gelince de yetkilerini sonuna kadar kullanırlar.
Tıpkı açlık sınırı altında yaşam mücadelesi veren milyonlarca emekli ve yine açlık sınırı altında çalışan milyonlarca asgari ücretlinin yaşam koşullarına terk edildiği gibi bunun da bir eğitim sorunu olduğu görüyoruz.
Gözle görülen ve elle tutulan insan dünyanın merkezindeyse, insanı değerli kılan en önemli olgu yine eğitimdir.
Çünkü insana yatırım yapanlar, geleceğe güvenli bakanlardır.
Geleceğe güvenli bakmanın yolu ise eğitimdir.